REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
deneme bonususekabetbahis sitelerideneme bonusu veren siteler

Çerkezköy Havadis

Bir Parça Huzur

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Bir Parça Huzur
Deniz Ünsal
Deniz Ünsal( bilgi@cerkezkoyhavadis.com )
481
13 Ağustos 2020 - 12:54
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Huzur peşinde koşuyoruz ama çevremizde alışveriş merkezleri, on katlı apartmanlar, iş kuleler ve yollarda harcadığımız saatler… Kaçabildiğimiz kadar kaçmaya çalıştığımız onlarca şey içinde huzuru bulmaya çalışıyoruz. Nerede buluyoruz peki? Kaçmayı başarabildiğimiz kısıtlı zaman dilimlerinde; ormanda bir yürüyüşte, deniz kenarında bir kahvede, belki şehir dışında yaşayan tanıdıklarımızı bir ziyarette… Doğadan bu kadar uzaklaşıp, yine doğayı özlüyoruz.

Bunda şaşılacak bir şey de yok aslında. İnsan doğanın bir parçası ve huzuru doğada aramak insanın benliğine işlemiş. Aklıyla inşa ettikleri ve inşa ettiklerinin sundukları olanaklar yetmiyor insanı mutlu etmeye. Bir parça huzur için, bulabildiği her fırsatta kendi aklından ve onun meyvelerinden ilkelliğe kaçmak istiyor. Bir kafeye gidip oturduğunda bile; etrafta birkaç çiçek, bir ufak bahçe görünce mutlu oluyor.

Bir yandan olanaklar, diğer yandan doğa insanı tutmuş kendilerine doğru çekiştiriyorlar. İnsan da ömrü boyunca bu ikisi arasında yaşamak zorunda kalıyor. Olanaklardan vazgeçemeden, doğayı özleyerek ve bir orta yol bulmanın hayaliyle. Hangimiz bir sahil kasabasına yahut bir dağ köyüne yerleşme hayali kurmadık ki? Sonra da birisinin, “Sıkılırsın sen orada abi, ne yapacaksın?” demesiyle içimize gömdük bu hayali. Hiçbir zaman bilemedik, sıkılır mıydık acaba yoksa daha mı mutlu olurduk?

Peki, seçmek zorunda mıyız acaba gerçekten? Şehirleşme ile doğa bu kadar birbirine tezat oluşturmak zorunda mı? Bir şehir bu kadar binadan mı oluşmalı? Her adımda bir alışveriş merkezi mi karşılamalı bizi? Hiç sanmıyorum.

Ülkemizde maalesef ki çoğu büyük şehirde düzgün bir şehir planlaması yok. Parklar, bahçeler, ormanlar azaltılarak; yerlerine sanki çok ihtiyacımız varmış gibi yepyeni binalar dikiliveriyor ve bunda orada yaşayan yerli halkın sözüne neredeyse hiç kulak asılmıyor. Kimi zaman dikilen bu binalardan, onların otoparklarından sahilde yürümemiz bile engelleniyor.

Ben bir şehir planlama uzmanı değilim pek tabii ama o kadar büyük yanlışlar ve eksikler yapılıyor ki; farkına varmamak elde değil. Ve bence bu, ülkemizin süpürülürken koltuk altına itilen en büyük problemlerinden birisidir. Hani derseniz, yok mudur bu konuda başarılı bir büyük şehir? Benim gözlemlediğim kadarıyla; Eskişehir diyebilirim. Eskişehir’de olanaklardan vazgeçmeden ve doğadan kopmadan yaşanabileceğini düşünüyorum.

Bu konu hep aklımın bir köşesinde vardı ama İstanbul Kadıköy Söğütlüçeşme’de TCDD’nin yıllarca bakımsız bıraktığı Kadıköy’ün tam ortasındaki yeşil alana, AVM yapılmaya çalışılması beni bunları yazmaya itti. Kadıköy Belediyesinin ve Kadıköylülerin ısrarlı itirazlarına rağmen, yapılmaya çalışılan bu AVM’ye ihtiyaç var mı? Peki parklara? Peki yeşil alanlara? Peki bahçelere? Kararı sizlere bırakıyorum ve son olarak sizler için anonim bir hikaye alıntılamak istiyorum:

“Halkı tarafından çok sevilen bir kral, huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük bir ödül vereceğini ilan eder. Yarışmaya çok sayıda sanatçı katılır. Günlerce çalışırlar, birbirinden güzel resimler yaparlar, eserleri saraya teslim ederler. Tablolara bakan kral sadece ikisinden hoşlanır. Ama birinciyi seçmesi için karar vermesi gereklidir.

Resimlerden birisinde bir göl vardır. Göl, tıpkı bir ayna gibi etrafında yükselen dağların görüntüsünü yansıtmaktadır. Üst tarafta pamuk beyazı bulutlar gökyüzünü süslemektedir. Resim, bakanlara mükemmel bir huzur hissi verecek kadar güzeldir.

Diğer resimde de dağlar vardır. Ama engebeli ve çıplak dağlar. Dağların üstündeki öfkeli gökyüzünden boşanan yağmurlar ve çakan şimşek ise resmi daha da sıkıntılı bir hale sokmaktadır. Dağın eteklerindeki şelale insana gürültüyü, yorgunluğu hatırlatacak kadar hırçın resmedilmiştir. Kısaca resim, pek de öyle huzur verecek türden değildir. Fakat kral resme bakınca, şelalenin ardında kayalıklardaki, çatlaktan çıkan mini minnacık bir çalılık görür. Çalılığın üstünde ise bir anne kuşun örttüğü bir kuş yuvası göze çarpmaktadır. Sertçe akan suyun orta yerinde anne kuşun kurduğu yuva izleyenlere harika bir huzur ve sakinlik örneği sunmaktadır.

Ödülü kim kazandı dersiniz?

Tabi ki ikinci resim…

Kral bunun nedenini şöyle açıkladı:

“Huzur hiçbir gürültünün, sıkıntının ya da zorluğun bulunmadığı yer demek değildir.

Huzur, bütün bunların içinde bile yüreğimizin sükûnet bulabilmesidir.”

 

 

 

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
KÖŞE YAZARLARI
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.