9.1 C
Çerkezköy
20 Ocak Perşembe, 2022
spot_img

Ergenlerin beyni duygularını yavaşlatacak frenlerden yoksundur

Çerkezköy Özel Optimed Hastanesi Psikoloğu İrem Yavuz, ergenlik dönemi ve özellikleri hakkında yol gösterici bilgiler paylaştı

Psikolog Yavuz, yaptığı bilgilendirmede şu ifadelere yer verdi:

“Çocuğumu tanıyamıyorum! Bu çocuk benim yetiştirdiğim çocuk değil! Çocuğum çok değişti! Annem beni anlamıyor! Beni çok sıkıyorlar! Her şey nasıl bu kadar kötü gidebilir?!

Ergenlik dönemi için binlerce tanım, açıklama bulabiliriz. Hemen hepsi aynı şeyi söyler; ergenliğin bir geçiş süreci olduğunu bu dönemdeki ruhsal ve fiziksel değişimleri açıklar. Peki günümüzde ergenliğin sosyal boyutu nedir?

‘Ergen’ kavramı bir ötekileştirmedir. Bunu hem ebeveynler hem de bireyler kendileri için sıkça kullanırlar. Şimdi ben de öyle yapacağım. Ergenlik dönemindeki çocukları tanımlamak için ‘ergen’ kelimesini kullanacağım.

Büyümek hiçbir zaman kolay olmamıştır. Bununla birlikte ergenlik bir isyan, kriz, hastalık ve sapkınlık gibi de görülemez. Ergenliğe daha uygun bir bakış ergenliği bir değerlendirme, karar verme, sorumluluk ve dünyada kendi yerini edinme dönemi olarak tanımlar. Bugün ergenlerin problemlerinin çoğu kendilerinden kaynaklanmıyor. Ergenlerin gerek duyduğu kendileri ile ilgilenen yetişkinlerin uzun dönemli desteği ve çeşitli fırsatlara ulaşma imkanıdır.

Genelde halkın ergenlik ile ilgili tutumları kişisel tecrübeler ve medyanın etkisiyle oluşmaktadır. Bundan sebep aileler hep onların zamanında ergenlik olmadığını dile getirirler. Yetişkinler günümüzün ergenlerini daha problemli, daha az saygılı, daha çok ben-merkezli, daha girişken ve daha çok macera sever görmektedir. Bununla birlikte, zevk ve tavır bakımından her nesilde gençler yetişkinlerden çarpıcı olarak farklıdırlar; görüntüleri, davranışları, dinledikleri müzik, saç modelleri ve kıyafetleri gibi.

Ergenlerin yeni kimlik arayışlarını ve ılımlı farklı davranışlarını toplumun ve anne-babanın standartlarına karşı düşmanlık gibi algılamak büyük bir hata olur. Karşı çıkmak ve sınırları zorlamak anne babaların değerlerini reddetmek değil. Aksine bu davranışları anne babaların değerlerini kabul etmek yönünde atılan adımlar olarak görmek gerekmektedir. Karşı çıktıkları gün gelene kadar çocuğunuz sizin doğrularınız ile hareket etmekteyken şimdi kendi varlığını ortaya koyabilmek için sizinle çatışmaya başlıyor. Aile için kabul edilemez!

Peki neden kabul edilemez? İstediğimiz şey çocuğumuzun bir yetişkin olup kendi ayaklarının üzerinde dururken doğru kararlar vermesi değil mi? Peki hiç yanlış yapmadan doğruyu bulması mümkün mü?

Ergenlik sandığımız gibi sadece fiziksel ve ruhsal değişimi değil biyolojik değişimi de içerir. Bilim insanlarının yaptığı araştırmalarda ergen beyninin önemli yapısal değişikliklerden geçtiği bulunmuştur. Sağ ve sol beyni birbirine bağlayan korpus kallosum ergenlikte kalınlaşır, bu ergenin bilgiyi daha iyi işlemesine yardımcı olur. Belki de tam bu sebeple artık ailelerinin fikirlerini koşulsuz kabul etmek yerine çatışmaktan korkmadan kendi fikirlerini savunuyorlardır. Ergen beyni incelenirken saptanan bir diğer bulgu da şudur; ergenlerin güçlü duyguları olabileceğini fakat bu duyguları kontrol etmek için gerekli olan ön lobun gelişmemesi sebebiyle zorluklar yaşanabileceği bulunmuştur sanırım bu da ağlamamı durduramıyorum ağlamak istiyorum deyip ağlamaya başlayan çocuklarımızın sebebini açıklıyor.

Şöyle denebilir ‘Ergenlerin beyni duygularını yavaşlatacak frenlerden yoksundur.’

O zaman bırakalım duygularını yaşasınlar, özgürce ağlayıp özgürce gülsünler. Biz anne ve babalar olarak sonsuz sevgi ile istediklerinde yanlarında ihtiyaç duymadıklarında her an arkalarında olalım.

Kabul etmeliyim ki bunları yapmak çok zor. Özerklik çabasında olan ergen genelde aileyi şaşırtır ve kızdırır. Ergenler, özerklik kazanma ve kendi davranışları üzerinde kontrol sağlama yeteneklerini onların denetim isteklerine yetişkinlerin verdiği uygun tepkiler sayesinde kazanırlar. Ergen özerklik için çabalarken deneyimli bir yetişkin, ergenin uygun kararlar verebildiği alanlarda denetimi bırakabilir; ama ergenin bilgilerinin kısıtlı olduğu alanlarda uygun kararlar verebilmesi için ona rehberlik eder. Örneğin sosyal medya kullanımı konusunda ergeni bundan uzak tutmak yanlış olacaktır. Kullanıp kullanmamaya kendi karar vermelidir fakat sosyal medyada kötü niyetli kişilerden korunmak konusunda ailenin rehberliğine ihtiyaç duyacaktır.

Ergen- ebeveyn ilişkilerini karakterize eden günlük çatışmalar (odayı temizlemek, düzgün giyinmek, eve belli bir saatte gelmek, telefonla çok fazla zaman geçirmemek gibi) aslında pozitif gelişim işlevine hizmet edebilir. Bu küçük anlaşmazlık ve tartışmalar ergenin aileye bağımlı olmaktan özerk bir birey olmaya geçişini sağlar. Çatışma ve tartışmaların pozitif bir gelişim işlevine hizmet edeceğinin anlaşılması ebeveyne muhalefet etmenin tonunu yumuşatır. 

Yine de çocuğunuzun bu dönemi çok fırtınalı geçirdiğine inanıyor ya da çocuğunuza ayak uyduramadığınızı düşünüyorsanız destek almanız en doğrusu olacaktır.”

Benzer Haberler

En Son Haberler

En Çok Okunanlar