Merhaba kıymetli okur,

Geçen gün telefonum çaldı, garip bir numara arıyor. Bir baktım Almanya numarası. Dolandırıcılık falandır diye cevap vermedim. Sonra Whatsapp’tan mesaj attı aynı numara, neyse ben de cevap verdim falan. Adam tanıdık çıktı. Kerim Tanır’dı arayan. Daha sonra telefonda da görüştük, uzun hikaye sizin anlayacağınız.

Tanımayanlar için Kerim Tanır’ı kısaca özetlemek istiyorum, Kerim Bey, Almanya ULM Ticaret Odası ile Çerkezköy Ticaret Odası arasında imzalanan işbirliği protokolünde arabuluculuk yapan kişi. Hikayesi uzun, onlara zamanla değineceğim.

Bugün anlatacağım konu, bizim Çerkezköy’ün bıçkın kalemi ‘Dönek Kutu’ ile ilgili. Dedim ya, Almanya’dan arayınca insan bi tedirgin oluyor, dolandırıcılık falan mı diye. Pek de haksız değilmişim. Nerden baksan dolandırıcılık var işin sonunda.

Bizim bu ‘Dönek Kutu’ zamanında Kerim Bey’in epey haberini yapmıştı. O zamanlar Süleyman Kozuva’yı bitirmeye niyetli olan ‘Dönek Kutu’muz, meğer başka niyetle yapıyormuş haberleri.

Yine konuya hakim olmanız açısından bizim ‘Dönek Kutu’nun yaptığı haberlerden bir tanesini paylaşayım sizlerle. Zira ‘bıçkın kalemimiz’ yazdıklarının arkasında pek durmadığı için internet sitesinden kaldırmış bu haberleri.

Gördüğünüz üzere bizim ‘Dönek Kutu’nun dönmeden önce yazdığı, Kozuva’yı bitirmeye yönelik bu haber için Almanya’dan Kerim Bey kendisine teşekkür etmiş, kendisi de bu teşekkürü gazetesinde manşete taşımış.

Buraya kadar her şey normal, gelelim akçeli kısımlara. Meğer bizim ‘Dönek Kutu’muz bıçkın kalemini bedava oynatmıyormuş.

Kıymetli okur, bugüne kadar çok kez bu şahsın para ile haber yaptığını duydum, ancak kendisine değil, gazeteciliğe olan saygımdan, elimde belge olmadığı için böyle bir iddiada bulunmadım. Zira biz de gazetecilik yapıyoruz. Özellikle sosyal medyada kendini bilmez bir sürü terbiyesiz, hoşuna gitmeyen haberin altına ‘Satılık kalem, kaç para aldın da yazdın bu haberi’ gibi mesnetsiz yorumlarda bulunuyor. Bu, her gazetecinin başına gelir. Biz de yazılanları bazen gülerek, bazen de kızarak ouyup geçiyoruz.

Ancak Almanya’dan Kerim Tanır’ın bana gönderdiği mesajları görünce ‘Yok Artık’ dedim. Yine kendisine değil, gazeteciliğe olan saygımdan ötürü bu mesajları en azından şu an yayınlamayacağım. İsteyen olursa gelsin göstereyim.

Kendisine değil de, ipini elinde tutanlara seslenmek istiyorum, duyun bu feryadımızı! Geçen gün bir yazı yazmış, ben ve bir başka gazeteci arkadaşımı denize dökecekmiş. O günden beri arkadaşla para topluyoruz. Kara kara da düşünüyoruz. Acaba bizim ‘Dönek Kutu’ kaç para verirsek bizi denize dökmekten vazgeçebilir. Çok kararlıysa da en azından yaz mevsimine kadar bekleyebilir mi?

Hadi kalın sağlıcakla.