REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Çerkezköy Havadis

Kalıbına uymayan formayı giymeyeceksin

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Kalıbına uymayan formayı giymeyeceksin
A. Kadir Kıldize
A. Kadir Kıldize( a.kildize@gmail.com )
384
19 Eylül 2019 - 19:23
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Merhaba kıymetli okur;
İzninizle bu yazıda, kanayan bir yaraya parmak basmak istiyorum. Çok önemli bir mesele bu. Özellikle son dönemde memleketimizin başlıca sorunları arasında yer alıyor. Anlaşılabilir olması açısından çeşitli örneklemeler yaparak girmek istiyorum konuya. Hazırsanız başlayalım.
Mahallenizdeki ekmek fırınını düşünün mesela… Kahvaltıyı hazırlamışsınız, çay da kaynıyor, tek eksik taze bir ekmek. Gidiyorsunuz fırına, ekmekler bayat. Sonuç; hayal kırıklığı.
Bir marangozu düşünün ya da… Evinize bir dolap yaptıracaksınız, çağırıyorsunuz ustayı. Ölçüyor, biçiyor, peşinatı da veriyorsunuz. Bir hafta sonra geliyor usta, montaja başlıyor, bir bakıyorsunuz dolap yerine sığmıyor. Meğer ölçü yanlış alınmış. Sonuç; hayal kırıklığı.
Bir imam düşün ki kıymetli okur, sürekli yanlış zamanda okuyor ezanı. Ya da cenazeyi yıkayamayan, pamuğu da doğru yere tıkamayı beceremeyen bir gassal. Sonuç; hayal kırıklığı.
Ne bileyim, bir ebe düşün sevgili okur. Türlü zorluklarla 9 ay 10 gün karnında taşıdığın, onun için dayanılmaz sancılar çektiğin evladın dünyaya merhaba diyor, ebemiz poposu yerine kafasına vuruyor şaplağı. Sonuç; hayal kırıklığı.
Ya da bir öğretmen düşün değerli okur. Binbir zoruluklarla büyüttüğün çocuğun ilk okula başlamış, sen heyecanla evladının okuma yazma öğrenmesini bekliyorsun. Ancak çocuğun öğretmeni okuma yazma bilmiyor. Sonuç; hayal kırıklığının yanı sıra skandal.
Bu kadar örnek yeter sanırım, gelelim asıl meseleye. Sabah kalkmışsın, kahveni hazırlamışsın, beraberinde memlekette olup bitene bir göz atayım diyorsun. Açıyorsun bir gazeteyi, okuyorsun vatandaş ne yazmış diye, bir bakıyorsun, Türkçe katliamı. Adeta imla kurallarına başkaldırı niteliğinde bir yazı.
Üstelik bir sefere mahsus da değil, sürekli tekrar eden bir durum bu kıymetli okur. Mahallenizdeki fırının her sabah bayat ekmek sattığını düşünün. Ayrıca, ekmek pişirmeyi beceremeyen fırıncının, ‘Bölgenin en güzel ekmeğini ben yapıyorum’ iddiasıyla gezdiğini de düşünün. Olabilir mi böyle bir fırıncı? Olamaz, olmamalı. Maalesef bizim camiada var böyle bir gazeteci!
Kıymetli okur, fırıncının ürünü ekmek, marangozun ürünü dolapsa, gazetecinin ürünü de yazdığı yazılardır ve gazeteci bu yazıları doğru, düzgün ve tutarlı yazmakla mükelleftir. Gazeteci bugün ak dediğine yarın kara diyorsa, üstelik bunu derken Türkçe’yi de katlediyorsa bir sıkıntı var demektir.
Ne diyordu Yılmaz Erdoğan, Organize İşler filminde komedyen olan Süpermen’e; “Bizim meslekte şaka maka yok. Sana bir şaka yaparlar, kendine gelemezsin. Üzeyir abi, farzedelim sen Süpermen’sin, sahneye çıktın, insanları güldüreceksin. Çıktın sahneye, kimse gülmedi, ne yaparsın? Süpermen’sin, sahnedesin, ne yaparsın? Birini alıp, kurtaracaksın öyle değil mi? Alacaksın birini, uçup gideceksin. Ha onu da yapamıyorsun, o zaman o formayı giymeyeceksin. Kalıbına uymayan formayı giymeyeceksin.”
Kalın sağlıcakla.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com