Merhaba kıymetli okur, başlıkta da belirttiğim gibi Kozuva Belediyeyi falan yönetemez. Nerden mi biliyorum, tabi ki Çerkezköy’ün medarı iftiharı, büyük gazeteci! ‘bay ünlem’den, nam-ı diğer Kara Kutu’dan.

Takip edenler bilir, geçtiğimiz gün bu arkadaşla bir sürtüşmemiz oldu. Ben Kozuva’nın danışmanlarını yazdım, o bana cevap yazdı, ben ona yazdım derken fena halde ağzımın payını verdi benim. Sonra dedim ki ben kendi kendime, bu arkadaş önemli bir kişilik herhalde, yazıları da çok ciddi ve bol ünlemli! En iyisi ben bu arkadaşın yazdıklarını iyice bir okuyayım, hem bedavadan gazetecilik dersi de veriyor. Oturdum, en baştan okudum yazdıklarını, vardığım kanaati de başlığa taşıdım; ‘Kozuva Belediye falan yönetemez arkadaş!’ Çünkü adam ÇTSO’yu bile yönetememiş, yani Kara Kutu onu iddia ediyor en azından.

Bakın yazarımız bir köşesinde Kozuva’nın ÇTSO’yu yönetemediğini nasıl da anlatmış;
‘’Bu arada…
ÇTSO üyeleri çok konuşuyor…
Haberiniz olsun!
Üyelik aidatı ödüyorlar sonuçta…
Elbette konuşacaklar!
Ramazan’da verdiğiniz üç iftarı konuşuyorlar…
170 bin TL ödemişsiniz!
Üç iftar…
Saray, Kapaklı, Çerkezköy!
Düşünün…
Yönetim kurulu üyesi…
İftar faturası kesiyor Oda’ya…
Büyük pasta, oraya mı?
En pahalı iftar, Çerkezköy’de imiş…
Artık ÇTSO’nun nasıl yönetildiğini, anlayın yani!
İşte bunları tenkit ediyorum!
Yoksa…
İçççç…
Umurumda…
Değilsiniz…
Beyaaaa!’’

Gördüğünüz gibi kıymetli okur, Kara Kutu hemen görmüş büyük resmi, pastalar rantlar falan ne varsa yakalamış, afişe etmiş.

Şimdi aranızdan bazıları, ‘Ne oldu da bu Kara Kutu ani bir dönüşle Kozuva’cı oldu?’ diye soracaktır. Hiç boşuna yormayın kendinizi, sizin aklınız ermez. Vardır bir bildiği. Sen bilemezsin, ben bilemem ama o bilir.

Bu arada değerli okur, müdavimleri zaten okumuş bu adamın yazılarını da olur ya, benim gibi sonradan keşfeden arkadaşlar geçmiş yazılarını okumak isterlerse onları şimdiden uyarayım. Kolay değil ‘Kara Kutu’nun yazılarına ulaşmak. Sınırlı üretim ayakkabı gibi düşünün. Şu an piyasada yok bu eski yazıları, nasıl olmuşsa internetten de silinmiş! Bak dayanamadım ünlem koydum yine. Neyse, ben elimden geldiğince bende olan yazıları sizlerle yavaş yavaş paylaşmaya gayret edeceğim. Nihayetinde Çerkezköy’ün ortak kültürel mirası sayılır bu yazılar. Herkes okusun, herkes faydalansın istiyorum ben. Bu arada, belki de bizi kırmaz, kendisi yeni gazetesinde yayınlar bu paha biçilmez yazılarını?

NOT; Bana demişsin ki; ‘1 Nisan’dan sonra Belediye’ye kesemeyeceğin faturaların ‘Yangınına’ düşmüşsün!’ Cevap vereyim; Ali Ertem döneminde de belediyeye iş yapıyordum. Hani önceki dönem belediye başkanı, kardeşi var Adnan Ertem, sana referans olan. Sahi seni neden kovdular Basın İlan Kurumu’ndan? Yiyin efendiler? Anladın sen onu. Bu arada şu örneği de vereyim, belki kafan daha iyi alır. Gazetecilik bir taraftan reklam alıp öteki tarafa vurmak değildir. Bak benim gazeteme, Kozuva’nın da reklamı var, Akay’ın da. Mühim olan, reklamı varken de eleştirebilmektir. Hadi kal sağlıcakla.