12.1 C
Çerkezköy
2 Şubat Perşembe, 2023
spot_img

Kent A.Ş. tüyü dikmeye yer arıyor

Merhaba kıymetli okur.

Ünlü komedyen Cem Yılmaz’ın stand-up gösterisinde, erkeğin yalan söyleyemediği ile ilgili bir bölüm vardı. İzleyeniniz muhakkak vardır. ‘Erkeğe bir soru sorulduğunda o da soruya soruyla cevap verir’ der Cem Yılmaz. Hatta en etkili kısmı şu bölümdür bence:

– ‘Bilmem ne otelinin lobisinde sarışın bir kadınla görmüşler seni?’

+ ‘Kim söyledi ya?’

– ‘Bu ne demek? Ben sıçtım, tüyü nereye dikeyim demek’ diye devam eder gösteri.

Kapaklı Belediyesi iştirak şirketindeki durum da tam olarak bu değerli okur. Eski bir şirket çalışanının iddiasına göre; şirkette yönetim kadrosundaki birkaç erkek, şirketle resmi olarak bağı olmayan bir aklıevvelin fikriyle sahte kaşe basmaya ikna olmuş. Sebebi de malum; şirket bünyesinde yaptıkları alımlarda o güne kadar piyasa araştırması yapılmamış. Kafalarına göre alım yapmışlar sizin anlayacağınız. Sonrasında Belediye Başkanı Mustafa Çetin de kamuoyunda çıkan dedikodular üzerine şirket yönetimine, ‘Size Sayıştay’dan denetçi göndereceğim, kendinize çekidüzen verin’ demiş. Bunlar da az önce bahsettiğim aklıevvelin fikriyle sahte kaşe basıp geriye dönük evraklar hazırlamışlar. Bu yazdıklarımın hepsi, orada çalışanların iddiaları.

Bu olay gazetemizde haber olunca, şirketle resmi bağı olmayan ama bütün gününü şirkette geçiren aklıevvel ve şirket yönetimi, tıpkı Cem Yılmaz’ın gösterisinde anlattığı gibi hep bir ağızdan şu soruyu sormaya başlamışlar: ‘Kim söyledi ya?’

İşi gücü bırakmışlar, cadı avına çıkmışlar sizin anlayacağınız. İnanır mısınız, bana bile sordular. İsmini şimdi yazmayacağım ama şirkette önemli bir görevde olan genç bir arkadaşımız beni aradı ve ilk sorduğu soru bu oldu: ‘Kim söyledi?’

Kendilerince bazı isimler de belirlemişler kıymetli okur. Arayıp tehdit etmeler, para teklif etmeler, aklınıza ne gelirse. İşin komik tarafı, tüm bunları gazetecilerin duymayacağını düşünerek yapmaları. Yahu siz sağda solda ‘bizi kim ispiyonladı?’ diye adam arayacağınıza, akıl hocanıza söyleyin ağzını tutmayı öğrensin. Zira Kent A.Ş.’de o aklıevvele uyarak yaptığınız her işi, yine o aklıevvel her ortamda anlatıyor.

Yazının başlığında da dediğim gibi, Kent A.Ş.’de olanları zaten herkes biliyor. Buradaki asıl konu herkesin bildiğini kimsenin konuşmaması. Bence artık konuşulmasının zamanı geldi. Ufaktan başlayalım derim ben.

Mesela Kent A.Ş.’nin piyasaya olan borçları… Tedarikçilerine olan 15-20 bin liralık borçlarını bile ödeyemeyecek durumda olan Kent A.Ş.’nin, aylığı 15 bin liradan kiraladığı kaç makam arabası var sizce kıymetli okur? Bu makam araçlarının mesai saatleri dışında da keyfi olarak kullanıldığı doğru mu mesela? Çalışanları maaş alamazken yönetim kurulundaki üyeler de huzur hakkı adı altında aldıkları paraları almakta zorlanıyorlar mı? İşlettikleri park ve çay bahçelerindeki gıda alımlarında neler yaşanıyor? Ve daha bir sürü şey kıymetli okur.

Gelelim Kent A.Ş. yönetimi ve yönetime akıl veren dâhiye. Son paragrafta yazdıklarım da hakkınızdaki çeşitli iddialar. İnanır mısınız, eski çalışanlardan falan da gelmedi bu bilgiler. Bir çoğu o aklı evvelin sağda solda ‘bize bir şey olmaz’ diyerek anlattıkları ve mevcut çalışanlarınızdan gelen bilgiler. Domino taşı etkisini bilirsiniz değil mi? En azından akıl hocanız bilir. Bir olayın, başka olayların başlamasına sebep olmasından bahsediyorum. Zincirleme reaksiyon yani. Sizinki de tam olarak böyle bir şey. Cem Yılmaz’ın da gösterisinde anlattığı gibi, sonraki evreye geçtiniz. Tüyü dikecek yer arıyorsunuz. Size kolaylıklar diliyorum.

Kalın sağlıcakla…

Benzer Haberler

En Son Haberler

kapaklı haberler